The Guardian’a göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Krallık’taki Henry Nowak cinayet davasına müdahale etti. 18 yaşındaki öğrenci Nowak, 3 Aralık 2025’te bir bıçaklama olayında hayatını kaybetti ve bu durum İngiltere’deki polis uygulamaları hakkında endişeleri artırdı.[2]
Neler oldu?
Henry Nowak, Essex’teki Chafford Hundred’dan 18 yaşında birinci sınıf muhasebe ve finans öğrencisiydi. 3 Aralık 2025’te, eve yalnız yürüdüğü sırada 23 yaşındaki Vickrum Digwa ile karşılaştıktan sonra öldürüldü. Digwa, Sikh inancı nedeniyle taşıdığı seremonik bir bıçakla Nowak’ı ölümcül bir şekilde bıçakladı.
Digwa’nın yargılaması sırasında, yargıç sadece iki erkeğin bıçaklama olayına giden tam olayları gördüğünü doğruladı, ancak Digwa’nın Nowak’a kasten saldırdığını belirtti. Bıçaklamadan sonra, Digwa’nın kardeşi, Nowak’ın ırkçı bir saldırıyı kışkırttığını polise yanlış bir şekilde bildirdi ve bu durum Nowak’ın ölmekteyken tutuklanmasına yol açtı.
Neden önemli?
Bu dava, Birleşik Krallık’taki polislik uygulamaları etrafında daha geniş bir tartışmayı ateşledi, özellikle de belirli ırksal gruplara karşı önyargı olduğunu öne süren “iki katmanlı polislik” kavramları. Hem Nowak’ın ailesinden hem de önde gelen figürlerden gelen kınamalar, bu konudaki farklı görüşleri yansıtıyor. İddialar, kamuoyunun ırk ve hukuk uygulamaları konusundaki duygularını daha da kutuplaştırma potansiyeline sahip.[1]
Arka plan
20 Mayıs 2024’te, Southport’ta üç genç kızın cinayetinin ardından “iki katmanlı polislik” kavramı gündeme geldi ve bu durum ülke genelinde isyanlara ve algılanan önyargılı polis tepkilerine yol açtı. Eleştirmenler, polisin çeşitli olaylara yaklaşımının, genellikle ilgili ırksal demografik yapılarına bağlı olarak önemli ölçüde değiştiğini savunuyor. Birleşik Krallık hükümeti, böyle bir önyargı iddialarını reddetti, ancak araştırmalar, farklı ırksal gruplara yönelik polis muamelesinde önemli farklılıklar gösterdi.[3]
Sırada ne var?
Bağımsız Polis Davranış Ofisi, Nowak’ın tutuklanma sürecinin polis tarafından nasıl ele alındığını araştırıyor ve üç ay içinde bulgularını açıklaması bekleniyor. Eleştirmenler ayrıca Ulusal Polis Şefleri Konseyi’nin ırkçılıkla mücadele taahhüt belgesinin gözden geçirilmesini talep ediyor.

